Arşiv 'Din Kültürü'
Çarşamba, Aralık 24th, 2008
->
Okuyucu soruları içinde hakkında bilgi istenen kitapların başında gelen “Saadet-i Ebediyye” isimli eserin benim elimde bulunan son baskısı 2001 tarihli ve yaklaşık 1250 sayfa. Bu hacimdeki bir kitabın bir yazı çerçevesinde detaylı bir deÄŸerlendirmesini yapmak takdir edersiniz ki mümkün deÄŸil. Bununla birlikte, piyasaya ilk çıktığı tarihten bu yana hacmi durmadan kabaran ve muhtevasında deÄŸiÅŸiklikler yapıldığı görülen bu eserin Devamı için tıklayın »
Kategori Din Kültürü | 7 Yorum »
Cuma, Mayıs 9th, 2008
->
Sual: Hıristiyanlık Müslümanlıkla mukayese edilirse, birinin diğerinden üstün yönü nelerdir?
CEVAP:
Hıristiyanlık o kadar çok deÄŸiÅŸti ki, dinin hiç bir hükmü kalmadı. Bozdular ve ortadan kaldırdılar. Hiç bozulmayıp orijinali bile olsaydı, Allahü teâlâ tarafından yürürlükten kaldırılmıştı, dolayısıyla İslamiyet’le Hıristiyanlık hiçbir yönden mukayese kabul etmez. Birkaçını bildirelim: Devamı için tıklayın »
Kategori Din Kültürü | 1 Yorum »
Salı, Mayıs 6th, 2008
Ahmet Åžahin güzel bilgiler vermiÅŸ. Hıdırellez diye anılan günde mecusiler gibi ateÅŸ etrafında tepinmenin, üzerinden atlamanın İslam’a zıt ve İslam’da olmayan bir masiyet olduÄŸunu hatırlatarak sizleri yazıyla baÅŸbaÅŸa bırakıyoruz:
Her sene bahar mevsiminde yeÅŸilliÄŸin iyice canlandığı 6 Mayıs’tan itibaren Hıdırellez bayramı kutlamaları baÅŸlar..
Her ülke ve bölgede farklı âdet ve alışkanlıklarla kutlanan bu Hıdırellez bayramının aslı nedir, nasıl olup da tarihten önceki devirlerde başlatılan bir bayram günümüze kadar gelmeyi başarmıştır? Hızır-İlyas bayramı nasıl olup da Hıdırellez olup çıkmıştır?
Bu konudaki birçok farklı rivayetleri birleÅŸtirerek özetleyecek olursak, yaÅŸanmış şöyle bir olay çıkar karşımıza. Devamı için tıklayın »
Kategori Din Kültürü | Yorum Yaz »
Pazartesi, Nisan 14th, 2008
Yazarın ”Benim de içim yanıyor” baÅŸlıklı makalesinin 2. bölümüdür.
MEKTUBUNUZU aldım, teÅŸekkür ederim. Hayret, etmek adetim olsaydı, ederdim… İmamı Gazali, Fahreddin Râzî, İmamı Suyutî, İmamı Åžar’anî gibi İslâm büyüklerinin kitaplarında Ehl-i Sünnet’e ters düşen bilgi, görüş ve yorumlar olduÄŸunu iddia ediyorsunuz. DoÄŸrusu büyük cesaret ve cür’et… Bu büyük hidâyet güneÅŸlerini tenkit ederken, İbn Teymiye’yi ve İbn Kayyım el-Cevziyye’yi göklere çıkartıyorsunuz.
Son devrin büyük din alimlerinden merhum Ahmed DavutoÄŸlu hocamızın “Din Tahripçileriâ€? (Bedir Yayınevi) adlı kitabını tedkik etmiÅŸ olsaydınız bu konuda aydınlanmış olurdunuz. Devamı için tıklayın »
Kategori Din Kültürü | Yorum Yaz »
PerÅŸembe, Nisan 10th, 2008
Görüldüğü gibi sevgide öncelik sırası ve en geçerli olanı ALLAH ve O’nun elçisine karşı beslenen sevgidir. Kur’an-ı Kerim’de ALLAH’ı sevmenin ön şartı olarak Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimize tabi olunması gerektiği bildirilmiştir: “Resûlüm De ki: Eğer ALLAH Teâlâ’yı kemâl-i hulus ile seviyorsanız, bana ittiba ediniz, uyunuz ki ALLAH Teâlâ da sizi sevsin ve günahlarınızı mağfiret etsin bağışlasın. ALLAH Teâlâ kullarını çok mağfiret edici ve çok merhamet edicidir.� (Âl-i İmran Sûresi: 31)
Bütün bunlar gösteriyor ki: ALLAH Teâlâ’yı seven ve ALLAH Teâlâ tarafından da sevilen ve günahları maÄŸfiret olunan bir kul olabilmek için tek çare: Resûlullah (S.A.V.) Efendimize ittibadır, O’nu sevmek ve O’na itaat etmektir. Devamı için tıklayın »
Kategori Din Kültürü | Yorum Yaz »
Pazar, Nisan 6th, 2008
Çocuk bembeyaz bir kâğıt gibi dünyaya gelir. Bu kâğıda yazılacak yazılar, ebeveyne aittir. Hakla batılı ayıramaz. Ebeveyni de aynı şekilde yaşıyorsa, çocuğun ismi Müslüman, hayatı başka türlü bir insan yetişiyor demektir. Her çocuk cennetlik olarak dünyaya gelir.
ÇocuÄŸun hayatı bir denklemdir. Akrabalar, komÅŸular, arkadaÅŸlar, basın ve yayın gibi daha pek çok ÅŸey çocuÄŸa kötü ÅŸeyler söyleyebilir. Yalnız anne ve baba çocuÄŸa her zaman iyiyi ve doÄŸruyu gösterebilir. Devamı için tıklayın »
Kategori Din Kültürü | Yorum Yaz »
Cumartesi, Nisan 5th, 2008
Hindistan’ın manevi iklimine seyahat (2)
Kabir ziyareti; erkek ve kadın Müslümanlar için menduptur. Kabirleri ziyaret eden kimse, kıbleye veya ölülerin yüzüne karşı dönerek: “Es-Selâmu aleyküm yâ ehle’l kubûr. Ve innâ inşâALLAHu biküm lâhi-kûn. = Ey kabir halkı! Allâh’ın selâmı üzerinize olsun. İnÅŸaALLAH biz de size bir gün kavuÅŸacağız.â€? diyerek selâmlar. Kabir ziyaretinde bulunan, sevabını ölülere bağışlamak üzere Kur’an-ı Kerim okur, onlar ve kendisi için duada bulunur. Kabir ziyaretinde, mezar taÅŸlarına el-yüz sürülmez, kabirler çiÄŸnenmez, Devamı için tıklayın »
Kategori Din Kültürü | Yorum Yaz »
PerÅŸembe, Nisan 3rd, 2008
Şakîk-i Belhî hazretleri, talebesi Hâtim-i Esam hazretlerine sordu:
— Ne kadar zamandır benden ders alıyorsun?
— 33 senedir.
— Bu kadar zaman içinde benden neler öğrendin?
— Sekiz şey öğrendim.
— Yazıklar olsun sana! Çok üzüldüm, emeklerim boÅŸa mı gitti? Devamı için tıklayın »
Kategori Din Kültürü | Yorum Yaz »
Pazartesi, Mart 31st, 2008
Star Tv. 30 Mart Pazar. “Her Açıdan� programı. Anladığım kadarıyla her hafta rutin olarak yapılan bir program. Konuklar: Ankara İlahiyat’tan Prof. Dr. Şaban Ali Düzgün, Prof. Dr. Bekir Karlığa ve Aytunç Altındal. Ana başlık: 21. Yüzyılda dini daha iyi anlayabilir miyiz? Ana başlık bu olunca bir televizyon programında ne konuşulur? Tabii ki hadisler, mezhepler cihad, recm cezası, kadının konumu, başörtüsü, Sahabe telakkisi, haremlik-selamlık… vs.
Ana tema: “Bir ÅŸey Kur’an’da varsa İslam’da vardır; Kur’an’da yoksa İslam’da yoktur.â€? Ve inciler: Ebû Hureyre binlerce hadis yazmıştır… Hadisler hüküm bildirmez, vahiy deÄŸildir,; İslam dininin ve kültürünün bir parçasıdır… Recm cezası diÄŸer inanç sistemlerinde (Yahudilik’te ve Hristiyanlık’ta) vardır; İslam’da yoktur. İslam recmi kaldırmak için gelmiÅŸtir. Recm vardır diyenler İslam’ı HristiyanlaÅŸtıranlardır… Devamı için tıklayın »
Kategori Makaleler, Din Kültürü | Yorum Yaz »
Cuma, Mart 28th, 2008
“Kim kuÅŸluk vaktinde namaz kılmaya devam ederse, günahları deniz köpüğü kadar dahi olsa (kul hakkı hâriç) maÄŸfiret olunur.”
Duha namazının vakti, güneş doğup bir miktar yükseldikten sonra başlar, istiva (öğle kerahet vaktinin başladığı zaman) zamanına kadar sürer.
Mendub bir namazdır. 2, 4, 8 veya 12 rek`at olarak kılınır.
Resûl-i Ekrem`in (asm) kılmayı sevdikleri bir namazdı. 8 rek`at olarak kılınması daha faziletlidir.
Kuşluk, teheccüd gibi nafile namazları iki rekatta bir selam vererek kılmak daha iyidir. Ancak dört rekatta bir selam vererek kılmak da uygundur. Eğer dört rekatta bir selam vererek kılınırsa ikindi namazının sünneti gibi kılınır.
Kategori Din Kültürü | Yorum Yaz »
Cuma, Mart 21st, 2008
İmanın doğru olması için gerekli şartlardan bazıları:
1- İmanda sabit olmak: Üç yıl sonra dinden çıkacağım diyen, o anda dinden çıkar.
2- Havf ve reca arasında olmak: Yani Allah’ın azabından korkup, rahmetinden ümit kesmemek.
3- Can boÄŸaza gelmeden iman etmek: Ölürken, ahiret hallerini gördükten sonra kâfirin imanı geçerli olmaz. Fakat o anda da, müslümanın günahlardan tevbesi kabul olur. Devamı için tıklayın »
Kategori Din Kültürü | Yorum Yaz »
Çarşamba, Mart 19th, 2008
Mevlid, Müslümanların bayramıdır
CEVAP: Mevlid, doÄŸum zamanı demektir. Mevlid gecesi, Rebiul-evvel ayının 11. ve 12. günleri arasındaki gecedir. Resulullahın doÄŸum günü, bütün Müslümanların bayramıdır. Resulullah dünyaya gelince, amcası Ebu Leheb’in cariyesi Süveybe, (KardeÅŸin Abdullah’ın oÄŸlu oldu) diyerek kendisine müjde getirince, sevinmiÅŸti. (Ona süt vermek ÅŸartıyla, seni azat ettim) demiÅŸti. Bunun için, Ebu Leheb’in, her mevlid gecesinde azabı biraz hafifler. Mevlid gecesi sevinen, o geceye kıymet veren müminler pek çok sevab kazanır. Devamı için tıklayın »
Kategori Din Kültürü | Yorum Yaz »
Salı, Mart 18th, 2008
Warning: getimagesize(): Unable to access /srv/www/htdocs/web36/html/agokkusagi/savvegul.JPG in /srv/www/htdocs/web36/html/wp-content/plugins/mygallery/myfunctions/mygalleryfunctions.php on line 178
Warning: getimagesize(/srv/www/htdocs/web36/html/agokkusagi/savvegul.JPG): failed to open stream: No such file or directory in /srv/www/htdocs/web36/html/wp-content/plugins/mygallery/myfunctions/mygalleryfunctions.php on line 178
Warning: Division by zero in /srv/www/htdocs/web36/html/wp-content/plugins/mygallery/myfunctions/mygalleryfunctions.php on line 183
Bugün mübarek bir zaman dilimine girdik. Ömrümüzün her anı çok kıymetli, ama bazı yaşanılan zamanlar, diğerlerine göre çok daha kıymetli ve önemlidir.
Bir yolcunun, yolu üzerinde tabelalar, trafik iÅŸaretleri vardır. Sözgelimi İstanbul’dan Adıyaman’a gidiyorsanız, daha ne kadar yolunuzun kaldığını görür/bilirsiniz.
44 km kaldı dersiniz, artık geldim! Artık geldim.. Menzilde sayılırım!
Cennet hayatı gamsız tasasızdır ama piÅŸmanlık vardır. Rahat koltukta belin aÄŸrımadan oturup 4 boyutlu TV ile kainatın oluÅŸumunu, yada Yusuf (as)’ın kıssasını izlerken, kendi yaÅŸamını seyretmek istediÄŸinde; boÅŸa geçen gün ve zamanları görünce o sözü edilen piÅŸmanlık saracak seni.
MahÅŸerde el iÅŸi yaparken bir ”Allah” demesinin sevabını bile evladına vermeyen, git başımdan, benim derdim bana yetiyor diyen annenin; belkide el iÅŸi yaparken dediÄŸi ”Allah”, ”Allahümme Salli Ala Seyyidina Muhammed”den hasıl olan sevap, amel defterinde günahları geçen kurtarıcı olacak!Belki o salavatı söylemeseydi, günah kefesi ağır gelecekti.. Devamı için tıklayın »
Kategori Din Kültürü | 1 Yorum »
Salı, Mart 18th, 2008
Politize olmuÅŸ ”dizi” toplumunda; ılıman iklimlere götüren derin yazı serisinden biri daha:
Yâ Vehhâb: Kullarına hiçbir karşılık gözetmeksizin tekrar tekrar ve çok çok bağışlarda bulunan. Sonu gelmeyen bağışların sahibi.
Kullarına atiyyen bol
Nimetin boldur “Yâ Vehhâb�
Kalbimizi lutfun ile
Rahmetin doldur “Yâ Vehhâb� (Musa Tektaş)
Ey sevgili,
Ta ezelden beri hüsnüne hayran olduÄŸum ey ulu Allahım, Devamı için tıklayın »
Kategori Din Kültürü | Yorum Yaz »
Cuma, Mart 14th, 2008
ÇOĞU kez iman ettim demekle her şeyin sona erdiğini zannederiz. Halbuki iman, sadece İslam dairesine girmek için yeterlidir. İmandan sonra, bu imanı sağlamlaştıracak iyi işler, ameller ve ibadetler gerekir.
İman; kayıtsız ve ÅŸartsız bildirileni kabul etmek anlamına gelir. Yüce Allah’ın kitabında bildirdiklerinin doÄŸruluÄŸunu ve gerekliliÄŸini kabullenmektir iman. Åžartlı iman olmaz. Buna iman ediyorum, ÅŸunu kabul etmiyorum tarzındaki iman eksiktir. Sahibine fayda saÄŸlamaz. Devamı için tıklayın »
Kategori Din Kültürü | 1 Yorum »
Pazar, Mart 9th, 2008
Aslında namazın kazasından çok edasıyla meşgul olmak gerekir. “Namazımızı her yerde, her zaman, tüm engelleri aşarak, hakkıyla nasıl kılabiliriz?� sorusuna cevap vermek için seferber olmalıyız
Ancak geçmiş namazların kazasının kılınması iki açıdan çok önemli:
Birincisi, henüz namaz kılmayanlar, “Zaten birçok kazam var. Namaza başlasam bile onları bitirmem çok zor� düşüncesiyle bir türlü beş vakit namaza başlayamıyor.
İkincisi, namaz kılanların geçmiÅŸ kaza borçları yıllardır bitmeyince ÅŸevkleri kırılıyor, namazdaki huÅŸu ve zevki hissedemiyorlar. Devamı için tıklayın »
Kategori Din Kültürü | Yorum Yaz »
Cuma, Mart 7th, 2008
Warning: getimagesize(): Unable to access /srv/www/htdocs/web36/html/asiirler/gül agliyor.jpg in /srv/www/htdocs/web36/html/wp-content/plugins/mygallery/myfunctions/mygalleryfunctions.php on line 178
Warning: getimagesize(/srv/www/htdocs/web36/html/asiirler/gül agliyor.jpg): failed to open stream: No such file or directory in /srv/www/htdocs/web36/html/wp-content/plugins/mygallery/myfunctions/mygalleryfunctions.php on line 178
Warning: Division by zero in /srv/www/htdocs/web36/html/wp-content/plugins/mygallery/myfunctions/mygalleryfunctions.php on line 183
İBN-İ ÂBİDÃŽN Hz.leri (ks) (1784-1836) Hanefi Müctehidi Fakih.”BeÅŸ vakit namazda, tahiyyâtı okurken, Resûlullah (sav) efendimizi baÅŸ gözü ile görürdü. GöremediÄŸi zaman o namazı yeniden kılardı.”
Åžam’da yetiÅŸen âlimlerin en büyüklerinden, velî. Osmanlıların en meÅŸhûr fıkıh âlimlerinden olan İbn-i Âbidîn’in ismi, Seyyid Muhammed Emîn bin Ömer bin Abdülazîz’dir. 1784 (H.1198) senesinde Åžam’da doÄŸdu. Mevlânâ Hâlid-i BaÄŸdâdî (ks) hazretlerinin sohbeti ile ÅŸereflenerek kemâle geldi. Devamı için tıklayın »
Kategori Din Kültürü | Yorum Yaz »
PerÅŸembe, Mart 6th, 2008
Warning: getimagesize(): Unable to access /srv/www/htdocs/web36/html/aresimler/semerkand.jpg in /srv/www/htdocs/web36/html/wp-content/plugins/mygallery/myfunctions/mygalleryfunctions.php on line 178
Warning: getimagesize(/srv/www/htdocs/web36/html/aresimler/semerkand.jpg): failed to open stream: No such file or directory in /srv/www/htdocs/web36/html/wp-content/plugins/mygallery/myfunctions/mygalleryfunctions.php on line 178
Warning: Division by zero in /srv/www/htdocs/web36/html/wp-content/plugins/mygallery/myfunctions/mygalleryfunctions.php on line 183
Dünya nüfusunun üçte biri müslüman; yani biz, yaklaşık iki milyar insan…
Tek olan Allah’a iman ediyoruz.
Bütün peygamberlere imanla birlikte Hz. Muhammed Mustafa s.a.v.’i son peygamber olarak kabul ediyoruz. Ne getirdiyse hepsine iman ediyoruz.
Rasul-i Ekrem s.a.v.’in “İman etmedikçe cennete giremezsiniz.� dediğini hepimiz biliyoruz. Elhamdülillah iman ettik, cenneti ümit ediyoruz.
Peki, Efendimiz s.a.v.’in bu mübarek sözlerinin hemen peÅŸinden ifade buyurmuÅŸ olduÄŸu hakikate aynı hassasiyeti gösteriyor muyuz? İşte bunu iyi düşünmek lazım. Devamı için tıklayın »
Kategori Din Kültürü | Yorum Yaz »
Pazar, Mart 2nd, 2008
Kadını ”hafifçe dövme” Kur’an ayeti üzerine okunması gereken bir yazı :Â
Geçen hafta yaptığımız genel girişten sonra soruların somut cevaplarına –aynı sırayla– geçecek olursak;
1. İslam fıkhının, kadını boÅŸanma hakkından mutlak olarak mahrum ettiÄŸini düşünmek doÄŸru deÄŸildir. Bir baÅŸka deyiÅŸle, kadının belli durumlarda eÅŸinden boÅŸanma hakkına sahip olduÄŸunu söylemek için “Kur’an Müslümanlığıâ€? söylemine yaslanmak gerekmez. Nikâh esnasında kadın, erkekten boÅŸanma hakkı talep edebilir ve evliliÄŸin herhangi bir aÅŸamasında dilerse nikâhı sona erdirerek boÅŸanır. Buna “tefviz-i talakâ€? denir. Devamı için tıklayın »
Kategori Makaleler, Din Kültürü | Yorum Yaz »
PerÅŸembe, Åžubat 28th, 2008
Beni kahreden günahlarımla sana yöneldim. Gözlerimde dinmeyen yaÅŸ yüreÄŸimde derin bir telaÅŸ. Bulanık sularda dolanıp dolanıp huzuruna geldim. KeÅŸke, senin güvenli berrak sularının yanağına konan bir nilüfer çiçeÄŸi gibi beyazın en beyazından bir yüreÄŸim olsaydı da sana hiç utanmadan gelebilseydim. Ruhumun gemileri senin rıhtımının güzelliklerini hiç unutmasaydı keÅŸke. Kötülüğü tanımasaydı yüreÄŸim, riya ve kini bilmeseydi. Bir eski zaman masalı gibi hep masum kalabilseydim. Bir ikindinin serin dalına huzur taşıyan bir meltem gibi esip dursaydım senin ülkene. Devamı için tıklayın »
Kategori Din Kültürü | 1 Yorum »